warning: Creating default object from empty value in /home/ailem/domains/ailem.gen.tr/private_html/modules/taxonomy/taxonomy.pages.inc on line 33.

Senai Demirci

Kadir Gecemiz Mübarek olsun

kadri büyük bir kitab,
kadri büyük bir meleğin diliyle
kadri büyük bir elçinin eliyle
kadri büyük bir ümmete
indirildi bu gece..

I.
bu gece kadrinin bilindiği gece..
bu gece kadrini bilmen gereken gece..
bu gece kendinden fazlası olduğun gece..
bu gece varlığının göklere taştığı gece...
bu gece....
Erişilmeyen raflardan sofrana indirilenin paylaştırıldığı gece...
Ellerin uzanamadığı yücelerden avuçlarına doldurulanların taksim edildiği gece...
Sonsuzluk müjdesinin, ölümsüzlük tesellisinin yeryüzünün açık yaralarına merhem edildiği gece...

II.

Hep şikayetçi değil miydin kuyrukta bekletilmekten? Sıradan sayılmaktan? Önemsenmemekten? Sesini duyuramamaktan?

Ne kadar heveslendin ünlü biri olmaya? Herkesçe tanınmayı çok isterdin. Hiç kuyruğa sokulmamayı, bekletilmemeyi.... Söylediğinin dinlensin isterdin. Önemsenesin. Adın dünyada büyük harflerle yazılsın diye bekledin.

Şimdi sırası işte..
Bu gece kadir gecesi.
Kadrinin sayıldığı gece.
Hatırının bilindiği gece..
Rabbin seni sırada bekletmiyor; hemen huzuruna alıyor.
Hatırını sayıyor.

Can Kırığı

Can, paslı bir bıçak yarasıdır varlığın göğsünde. Tenin beyaz yüzünde bir kardelen hülyasıdır, en canlı yıldızı, yerin en kanlı çiçeğidir. Yarada kabuk bağlayan her neyse, buzda kristal, kristal biçimlenen ne ise, gökten yukarıda, yerden aşağıda ne varsa kaynayan, hepsi can yüzünden, hep can gözünden, hep can özünden.

Yüreğimizin yayında gerili oktur can, ki buralı değildir, şimdiye razı değildir; bizden önceleri ve bizden sonralarıdır.
Gölgemizin kuytusunda saklı hayaldir can, ki bizden ama bizden kalmayandır.

Alnımızda doğmuş şebnemdir can, ki bizden ama bize ait olmayandır, bizden ötelerde aşkları vardır.

--can kırıkları cam kırıkları gibi değildir öyle süpürünce gitmezler içinde kalır aklına geldikçe de batarlar........... --Sevmeyen İnsanlar Ölür Ama Seven Güller Solmaz Onların Kabri De Olmaz..........

Arıların da Bir Bildiği Var

1. Arılar 1 gram bal için çiçeklere en az 7000 uçuş yapıyorlar.

Sen ömür boyu mutluluk için yüzlerce kez pişman olmayı, binlerce kez naz çekmeyi, onlarca kez kavga etmeyi, anlaşmazlığa düşmeyi, hayal kırıklığına uğramayı, çiçekler getirmeyi, çikolatalar almayı, yüzlerce kez özür dilemeyi, binlerce kez sözünü geri almayı, binlerce kez “affet beni” demeyi, on binlerce kez “seni seviyorum” demeyi göze almalı değil misin?

2. Bir kg bal için ise 40 bin tane arı, 6 milyon çiçeği dolaşıyor.

Sen bir tutam sevda için, hiç bitmeyecek bir aşk için, en az beş duyunla, onlarca duygunla, binlerce güzel sözle, yüzlerce bakışla, susuşla, dinleyişle, dokunuşla, sevdiğinin beş duyusunu dolaşmalı, yüzlerce beklentisini karşılamalı, onlarca duygusuna karşılık vermeli, hayal kırıklıklarına, tedirginliklerine, nazlarına, kaprislerine, hüzünlerine, pişmanlıklarına, taşkınlıklarına, vurdumduymazlıklarına, kararsızlıklarına, korkularına, kaygılarına doğru yolculuk etmeli, onun kalbinin bütün köşelerini, aklının bütün kıvrımlarını, ruhunun bütün vadilerini dolaşmalı değil misin?

Ey Aşk...

Ferhat’ın yoluna çıkan dağın adı unutuldu. Şirin’i hapseden zindanların duvarları çoktan toz oldu. Ferhat’ın Şirin’e aşkı dillerin ucunda sımsıcak konuşuyor, kalplerin taraçalarında terütaze nefes alıp veriyor. Dağ yıkıldı, duvarlar unutuldu, araya girip ayıranların isimleri anılmadı; ancak Ferhat’ın kalbinde olan, Şirin’in ruhunda gezinen aşk dağ gibi dimdik ayakta duruyor, yamaçlarını süsleyen pınarlardan nice dudak hâlâ daha hayat suyu içiyor...

Ağlama ey aşk, ağlama ki, Leylâ’yı Mecnûn’a uzak eyleyen çöl kaç kere kurudu, kumlarını kaç rüzgârın hoyrat eteklerinde savurdu ama Leylâ’nın gözyaşları hâlâ daha aşıkların yanağını yıkıyor, Mecnûn’un deliliği her gece aşıkların aklını başına getiriyor. Çöl kaybetti ey Leylâm; senin adın kaldı. Aşkı hor görenlerin adı çöllerin kumları gibi kimliksiz kaldı ama Mecnûn’un hatırı hep kaldı.

Ateşli bir kavga (mı) ?

Eşinizle birlikte yolculuğa hazırlanıyorsunuz. Siz bavulları hazırlıyorsunuz. Bir ay evde olmayacaksınız. Güzel bir tatil planınız da var.

Tam evden çıkmak üzereyken, ayakkabılığın üzerinde, bir fatura gözünüze çarpıyor. Ev telefonunun faturası... Ödemek üzere eşinize vermiştiniz; ama almayı unutmuş ya da aldığı halde ödemeyi unutmuş... Bir ay içinde ödenmezse, hem telefon kesilecek hem de hak etmediğiniz halde faiz ödeyeceksiniz...

Ne yapacaksınız? Aşağıda iki farklı diyalogla faturayı nasıl farklı biçimlerde ödeyebileceğinizi görebilirsiniz.

DİYALOG A

Öfkelenirsiniz. Daha önce de eşinizin böyle hatalar yaptığını hatırladınız. Elinizde faturayı sallar ve eşinize hınçla konuşmaya başlarsınız. Geçmişe ve hatalara yönelirsiniz, olayı çözmek yerine daha da kötüleştirebilirsiniz:

"Söz vermiştin hani; yine faturayı ödemeyi unutmuşsun."

Evlendiniz! Evlilik Yeminini Ettiniz mi?

Biz ikimiz yolcuyuz. / Hayat yolunu birlikte adımlamaya söz verdik. / Yokuşları da, inişleri de beraber yürüyeceğiz. / Mutlulukları da, hüzünleri de beraber karşılayacağız. / Bizim için iyi yolculuk duası edin.
İki insanın ömür boyu birlikteliği hem zordur hem de hoştur.

Zordur; çünkü insanın belirsizliği ve kolayca çerçeveye girmemesi, ilişkiyi bir maceraya dönüştürür.

Hoştur; çünkü her şeye rağmen insan kalbine mukabil bir kalbi bulmakla, neşelerini ve sevinçlerini çoğaltır, hüzünlerini ve kaygılarını azaltır.

Bu zor ve hoş birlikteliğin başlangıcında iki insanın birbirlerine üstü kapalı söz verişleri vardır. Değişik kültürlerde, bu söz verişler, bir tür nikâh manifestosu, evlilik yemini ya da duası adıyla açık edilir. Örneğin, Apaçi Kızılderililerinin "evlilik yemini" aynen şöyledir:

Artık yağmurda hiç ıslanmayacaksınız; çünkü her biriniz bir diğeriniz için sığınak olacaksınız.

Artık hiç üşümeyeceksiniz; çünkü her biriniz bir diğeriniz için sıcaklık olacaksınız.

Kırık tuş olma..

Sxvgili Karicigim,

Sxni kirdim biliyorum.Bu cumlxyi ilk kxz soyluyor dxgilim
sana.Vx nx carxki son kxz olmayacak.Hxpimiz hayatta
mukxmmxl olmaya calisiyoruz,karsimizdakindxndx mukxmmxllik
istiyoruz.Bxlki buna hakkimiz var.Ama kucuk hatalarimiza
ragmxn yinxdx guzxl birsxylxr yapabiliyor dxgil miyiz?

Hatirliyormusun sxnin icin ilk kxz dxmlxdigim cay.Suyunu
tam isinmadan koydugum icin tatsiz tuzsuz,bulasIk suyu gibi
birsxy olmustu.Fakat sxn yinxdx icmistin.Ki hala hatirlariz
bu guzxl gunu.Zar zor ictigin o cay ictigimiz xn guzxl
caylardan biri olmustu.

Bir kxrxsindxdx sxn ayagina dar gxlxn bir ayakkabi
almistin.Ben uyarmistim ama sxn ayakkabi numaranin kucuk
oldugunu onx surxrxk illxdx onu giymxk istxmistin.Ilk hafta
cxktigin sIkintilari hatirliyorum.Sonunda ayakkabiyi
giyxmxmistin.Zarar xtmistik.O ayakkabiyi alirkxn inatla
gozlxrimin icinx bakip,kucuk ayakkabi almada israr xdisini
hayal xdiyorum simdi.Hircin bakislarin,cocuksu yuzundx

İçeriği paylaş

Anket

Daha iyi çocuk bakımı için en çok ne yapıyorsunuz: