Babalar bebeği anneden daha iyi sakinleştiriyor

Dr. Harvey Carp'in bebek sakinleştirme yöntemlerini sadece annelerin değil babaların da öğrenmesi gerekiyor. Çünkü babalar bebek üzerinde sihirli ve olumlu bir etki bırakıyor.

ABD'nin dünyaca ünlü çocuk hekimi Doç. Dr. Harvey Carp'ın tekniklerini kullanarak, sürekli ağlayan bebeği susturmak ve gece boyu sürecek rahat bir uyku uyumak mümkün... Bebek bakımında en iyi sistemin büyük annelerimizin yöntemi olduğunu savunan Dr. Carp; kitaplarında bahsettiği 'Mağara Adamı Teknikleri' ile çocuk yetiştirme ezberlerini bozuyor. Dr. Harvey Carp, aileleri rahatlatan 'büyük anne ve mağara adamı teknikleri' hakkındaki sorularımızı yanıtladı:

SABAHA KADAR CD
Bir erkek hekimin bebeği adeta bir büyükanne tavrıyla susturması şaşırtıcı bir durum olarak görülebilir. Bir kadın hekim bunu yapsaydı şaşırtıcı olmayabilirdi. Siz kendinizi nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bu benim işim... Ben yarı doktor, yarı büyük anneyim. Anne ve babalara yardımcı olabilmek amacıyla tekniklerimi anlattığım bir DVD hazırladım. Böylece insanlar DVD'yi seyrederek, büyük annelerinden öğrenmiş olmaları gerekeni kolaylıkla öğrenebilir. Bu iş için aynı zamanda özel bir ses CD'si de hazırladık... Bunu gece boyu çaldığınızda büyük annenizden daha başarılı olabileceksiniz. Büyük annelerin bilmediği bir şey var o da; bebeği uygun şekilde kundaklarsak ve bütün gece bu sesi duymasını sağlarsak, bebek bir iki saat daha fazla uyuyabilir. O zaman anne ve baba da rahat bir uyku fırsatı bulabilir. Önemli olan teknikleri doğru uygulamak...

YARDIMA İHTİYAÇ VAR
Annelere ev ödevi mi veriyorsunuz, tek tek anlatıyor musunuz?
Ben gösteririm ama anneler hatırlamaz. Çünkü yorgunsanız, umutsuzsanız, uykusuzsanız sınıfta öğrendiğinizi aklınızda tutamazsınız. DVD hazırlamamızın nedeni de bu. ABD'de özel bir program başlattık, özel eğitimli sağlık çalışanları aracılığıyla teknikleri öğretiyoruz, bebek doğmadan önce anne ve babalara DVD'yi veriyoruz. ABD ve altı ülkede 4 binden fazla insan bunun eğitimini alıyor.

Öğrettiğiniz bu teknik, tek bebeklerde uygulanabilir belki ama ikiz ve üçüzlerde anne ve babaların işi daha zor değil mi?
İkizler, üçüzlere de bu sakinleştirme tekniklerini uygulayabilirsiniz. Ancak bu bir ekip işi. O yüzden evde ne kadar çok bebek seven insan olursa ve tekniği öğrenirse iyi olur. Yoksa sadece anne ve babanın çabasıyla bu kadar bebeğe tükenmeden, sinirlenmeden, uykusuz ve umutsuz kalmadan bakmak akılcı değildir. Ek yardıma ihtiyaç vardır... Salıncaklar kullanılabilir, akrabalar, arkadaşların desteği yararlı olur.

BEBEK SİHİRBAZLARI
Babalar bebek bakımına nasıl dahil olmalı? Neler yapmalıdır?
Teknikleri sadece annelere değil annelerle birlikte babalara da gösteriyorum. Çünkü babalar, bebekleri sakinleştirmekte annelerden daha başarılı oluyor. Bebekleri sallarken, onların kulağına "şştttt" derken daha sabırlı davranabiliyorlar. Biz babalar, belki bebekleri emziremiyoruz ama onları sakinleştirebiliriz. Aslında her anne ve baba, bebek sihirbazıdır. Bu yöntemleri öğrenmek çok kolaydır.

BEBEĞE ONU SEVEN BAKSIN
Bakıcıların baktığı bebeklerle, annelerin akşama kadar mesai verip baktığı bebekler arasında fark var mı? Bakıcılar da bu teknikleri öğrenmeli mi?
Bebek bakıcılarının da öğrenmesi lazım... Günümüzün koşullarında bakıcıların desteği olmadan bebek bakmak oldukça zor o yüzden artık bebekleri anneleri yetiştirsin diyemeyiz. Burada önemli olan bebeğe onu seven birinin bakması, bebeğin ihtiyaçlarına yönelik en doğru çözümlerin bulunmasıdır. Bu sadece bakıcı olacak diye bir şart yoktur. Bebeğe bakan bir anne, büyük anne, teyzeler, halalar da olabilir. Bebekte bu sayede güven duygusu gelişebilir.

MUTLU ÇOCUK İÇİN 10 ÖNERİ
Onu tarih öncesinden kalmış bir mağara adamı gibi görün.
'Tarih öncesi' tavırlar sergileyen çocuğunuzun duygularına elçi olun.
Fast-food kuralını uygulayın. Ne istediğini söylemeden önce daima çocuğunuzun isteğini tekrar edin.
Onunla 'yumurcakça' konuşun.
Huyunu iyi tanıyın.
Metanetinizi kaybetmeyin.
İyi davranışı, saygılı yaklaşım göstererek ve ödüllerle teşvik edin.
İlgi zamanına önem verin.
Nazik bir disiplin uygulayın.
Gerekiyorsa ceza vermekten korkmayın.

TARZAN APARTMANLARI SEVMEZ!
Siz sekiz ay-beş yaş arası çocukların 'mağara adamı' gibi görülmesini ve buna özel tekniklerle eğitilmesi gerektiğini söylüyorsunuz. Neden mağara adamı diyorsunuz?
Bu yaş dönemindeki çocuklar için bir apartman dairesi; çok yabancı bir ortamdır. Küçük çocuklar için duvarların, yerlerin dümdüz olduğu bir yerde, çimenlerin, kuşların, tavukların olmadığı bir ortamda yaşamak son derece sıkıcıdır. Tarzan'ı küçücük bir apartmanda yaşatmak isteseniz, son derece mutsuz olurdu. Hiperaktif denilen çocukların birçoğu aslında; küçük ortamlara hapsedilmiş çocuklar olabilir.

İLKEL BİR DİL KULLANIN
Onlara nasıl davranmalı?
Mağara adamı söz konusu olunca açık kurallar olmalı. Çocukları eğitmek için mutlaka avaz avaz bağırmak gerekmiyor. Mağara adamlarıyla ilgili anlaşılması gereken en önemli nokta; onların bizim lisanımızı iyi anlayamayacaklarıdır. Çocuklar mutsuzken, mağara insanına dönüşürler. Çocuk mutsuzken aileler onu sakinleştirmek için yanlış şeyler yapar. Sakin olarak ve yavaş konuşarak onları sakinleştirmeye çalışırız. Örneğin iki yaşındaki çocuk topu alamadığı için ağlıyorsa ona "Biraz beklemen gerekiyor. Senin sıran gelecek merak etme" deriz.

Bu yanlış bir yaklaşım mı?
Çok sinirli olduğunuzda karşınızdaki kişi sizinle psikolog gibi konuşmaya kalkarsa, doğru kelimeleri kullansa bile işe yaramaz. Bunun yerine siz sinirli olduğunuzda daha ilkel bir dil kullansa, kısa cümlelerle sık sık söylediklerinizi tekrarlasa, çok daha hızlı sakinleşirsiniz...

İYİ ÇOCUK NEDEN KÖTÜ OLUR?
Dr. Carp, en iyi huylu çocukların bile zaman zaman ebeveynlerine karşı isyan etmesinin beş nedeni olduğunu belirtiyor ve şu bilgileri veriyor:

Çocuklarınız bazı kuralları zorlamadan dünyayı araştıramaz:
Çocuğunuz iyi bir araştırmacı, içgüdüleri sağlam ve işleri de kendi bildiği gibi yapmayı seviyor. Bu yüzden siz sınırları zorladığını düşünebilirsiniz. Siz de onun dünyayı keşfetmesini engelliyorsunuz.

Çocuğunuz atak, benmerkezci ve kısa görüşlüdür:
Çocuklar içgüdülerine göre hareket eder ve sonucunu da umursamaz. Çocuğunuz ister 18 aylık olsun, ister üç yaşında; ilaçları şeker sanıp içebilir, elinizi bırakıp karşıdan karşıya kendisi geçmeye çalışabilir.

Kurallarınız onlara karmaşık gelir:
Sınırlar dahilinde olmak çocuğunuza garip gözükebilir. Koltukta zıplamayı her şeyden çok sevebilir ve sizin onu durdurmaya çalıştığınızı düşünebilir. Durdurmaya çalışınca da "Annem beni sevmiyor mu?" diye düşünür.

Kurallarınız genelde gerçek dışıdır:
18 aylık çocuğunuzun bir şey paylaşmasını, iki yaşındaki çocuğunuzun yalan söylememesini ve üç yaşındaki çocuğunuzun sinemada hareket etmeden oturmasını bekleyemezsiniz.

Çocuğunuz kötü bir gün geçiriyor olabilir:
Uykusuzluk, açlık, diş çıkarma, hastalık, sıkılmak, kıskançlık, anne babaların kavga etmesini izlemek, televizyon, rutinin değişmesi, kafein ve şeker ilkel çocuğunuzun daha da ilkelleşmesine neden olabilir. Tek çareniz yavaşlayıp engelin etkisini azaltmaktır.

Yorumlar

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
  • Allowed HTML tags: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <img> <b>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

Anket

Daha iyi çocuk bakımı için en çok ne yapıyorsunuz: