Okula 'ilk adım' neden önemli?

'Okula ilk adım', çocukların aileden ilk defa uzun süreli ayrılması ve dış dünya ile ilk karşılaşma dönemi olması nedeniyle önem taşıyor.

Okula bu yıl başlayacak çocukların ailelerinden ilk kez uzun süreli ayrı kalacağı ve dış dünya ile ilk karşılaşma dönemini yaşayacağı belirtilerek, bu dönemin başarıyla atlatılmasında öğretmen ve ailelere büyük görev düştüğü bildirildi.

Denizli Devlet Hastanesi Çocuk Psikiyatri Uzmanı Dr. Şermin Yalın, çocukların önemli bölümünün okula uyum sürecini sağlıklı biçimde atlatırken, bazı çocuklar için okula gitmenin sürekli bir kaygı kaynağı haline dönüştüğünü kaydetti.

Yalın, ''okul korkusu''nun, okula yeni başlayan çocukların anne babalarından ayrılmaktan dolayı duydukları endişe, çocuğun okul ortamında rahatsız eden ya da korkutan bir durumdan dolayı okula gitmek istememesi, aileden ayrılarak yeni bir sosyal ortama uyum sağlama endişesi olarak karşılarına çıktığını ifade ederek, şöyle devam etti:

Her 3 çocuktan biri hiperaktif

Psikolog ve Hipnoterapist Alp Ardıç, Türkiye’de her üç erkek çocuğun birinde hiperaktivite belirtilerinin olduğu ifade ederek, hiperaktivite ve dikkat dağınıklığının özellikle yedi yaş öncesi erkek çocuklarda görüldüğünü vurguladı.

Psikolog ve Hipnoterapist Alp Ardıç, Türkiye’de her üç erkek çocuğun birinde hiperaktivite belirtilerinin olduğu ifade ederek, hiperaktivite ve dikkat dağınıklığının özellikle yedi yaş öncesi erkek çocuklarda görüldüğünü vurguladı.

Ardıç, ANKA’ ya yaptığı açıklamada, çocuklarda görülen hiperaktivitenin dürtüsel olarak, isteğe bağlı olmaksızın ortaya çıktığını belirterek, hiperaktif çocukların aşırı hareketli ve davranışlarını kontrol edemediğini söyledi. Ardıç, hiperaktivite ve dikkat eksikliğinin birbirinden ayrı değerlendirilmesinin hata olduğunu vurgulayarak, her iki konunun birlikte değerlendirilmesi gerektiğini, dikkat eksikliğinin, hiperaktivetenin güçlü bir alt dalı olduğuna değindi. Ardıç “Kişilerde hiperaktivite tanısı saptamak istiyorsak dikkat dağınıklığını göz önünde bulundurmalıyız” dedi.

Bebekler için hazır değil, ev yapımı gıdalar

Sağlıklı olmasını istiyorsanız bebeğinizi, hazır mama veya pürelerle değil, evde hazırladığınız gıdalarla besleyin.

Illinois Üniversitesi'nde görevli gıda bilimi profesörü Susan Brewer, bebeklere katı gıdalara geçtiklerinde balık da yedirilmesini öneriyor. Geleneksel olarak bebeklere püre halinde sebze ve meyveler verildiğini ve daha sonra tahıllara ve hububatlara geçildiğini söyleyen Profesör Brewer, balık yemenin bebeğe sağlıklı bir beyin ve kalp gelişimi için değerli Omega-3 yağ asitlerini sağlayacağını belirtiyor.

Uzmanlar, hazır mamalar yerine evde yapılanların bebeklerin sağlıklı gelişimi açısından daha yararlı olduğunu söylüyor. İşte bebeğiniz için evde hazırlayabileceğiniz gıdalara birkaç örnek:

Hamilelikte sadece bebeğe değil, anneliğe de hazırlık yapın

Bebek doğumda, dünyaya mucizevi bir adım atarken, kadın da artık bir anne olacaktır. Bunun farkında olmayan kadınlar doğuma kadar geçen bu hazırlanma sürecinde hep bebeklerine odaklanır. Doğum yapma gücünün açığa çıkmasına izin vermek için bütün anne adayları kendine ve içindeki anneye yatırım yapmalı.

Bir kadın hamile olduğunu öğrendiği andan itibaren zihninde kurulu bir saat çalışmaya başlar. Gebeliğin verdiği heyecan yerini beklemeye bırakır. Hep bebeğin doğacağı ve ona sarılacağı anı hayal eder. Doğum artık hedeftir, saat çalışmaya başlamıştır. Doğuma kadar geçen sürenin, bebeğinin büyüyerek dışarıda yaşayacak gelişimi göstermesi için gerekli olduğunu bildiği halde, bir an önce bebeğinin doğmasını ister. Ama bu arada unuttuğu bir şey vardır: İçindeki annenin de kendini doğumuna hazırlaması gerekir. Bebek doğumda, dünyaya mucizevi bir adım atarken, kadın da artık bir anne olacaktır.

Çocuklar ve Biz

7 TEMMUZ 2000 tarihli gazetelerde şöyle bir haber var­dı: ingiltere Başbakanı Tony Blair "Baba olmak, başbakanlıktan zormuş." dedi. Tony Blair, bu sözü, körkütük sarhoş olup polisle tartışan 16 yaşındaki oğlu sebebiyle söylüyordu.

Bir kış ortası, iki genç kadın ilk çocuklarım doğuruyor. Saatlerce süren yorgunluktan sonra biri, sevinçle "Zor kısmı bitti!" diyor. On yaş büyük doktoru, gülerek "Hayır!" diye cevap veriyor: "Henüz yeni başlıyor."

Kitap piyasasında çocukla ilgili olanları "çok satanlar" grubuna girememektedir. Dedikodu kitapları ve politik olanları baskı üstüne baskı yaparlar. Maalesef insanlar, ken­di çocuklarının temiz yüreğinden çok, başkalarının kirli yüzleriyle ilgilenmektedirler. Siz, hiç 900'lü telefonlarla, ana babaların çocuklarını nasıl terbiye edeceklerine dair reklâm verildiğini duydunuz mu? Devletler, sosyal kurumlar ve ana babalar, bu konuyu gerektiği gibi ciddiye almamaktadır. Meslekten de Öte, bir sanat olan ana babalığa, gençler, hazır­lıksız yakalanmaktadırlar.

Çocuklarınızı İnançlı Yetiştirin

Dinin çocuk eğitimindeki yeri, sanıldığından daha önemlidir. Din bütünüyle bir eğitim sistemi içerir. İnsanları iyilik yapmaya ve kötü şeylerden uzaklaşmaya çağırır. Bir anlamda insanların melekleşmesini tavsiye eder.

Çocuk hayatında dinin ve din eğitiminin önemi, sanıldığın­dan fazladır. İnanç, hayata anlam kazandırır. Neyi, niçin yapa­cağımızı öğretir.

Din ve din ile ilgili şeyler, en iyi ve en evvel evde öğrenilir. Anne ve baba bu konuda çocuğa örnek olmalıdır.

Çocuğumuzun bilgili olmasını, yalan söylememesini, çalış­kan ve yardımsever olmasını, kimseyi aldatmamasını, namaz kılmasını, oruç tutmasını istiyorsak, kendimiz örnek olmalıyız.

Kız Çocuğu Nasıl Yetiştirilir?

Psikolog Fatih Reşit CİVELEKOĞLU, “Bebeklikten Ergenliğe Başarılı, Mutlu, Huzurlu Kız Çocuğu Nasıl Yetiştirilir?” adlı kitabının ilk satırlarında çok önemli bir paylaşımda bulunuyor:

“Meslek hayatımda şunu fark ettim ki, bana başvuranların üçte ikisi bayan ve sorunları çocukluk dönemine dayanıyor.” diyor ve bu sorunların kaynağının “hatalı anne-baba tutumları” olduğunu vurguluyor.

Kitapta, bebeklikten ergenliğe kadar çocuğun bedensel, kişilik, zihinsel ve manevi gelişimine yer verilmiş ve bu gelişim alanlarını desteklemek için yapılması gerekenler sohbet havasında anlatılmış. En önemlisi konular, yazarın karşılaştığı vakalarla örneklendirilmiş. Hayatınızda olumlu değişiklikler yapmanıza vesile olacağına inandığım bu samimi kitabı tavsiye ediyor; hatalı anne baba tutumlarının başlıcalarını sizlerle paylaşmak istiyorum.

Eşinizin Kalbini Açan Bir Anahtar Mutlaka Vardır

Problemsiz bir dünya olmadığı gibi problemsiz evlilik de olmaz. Çünkü iki farklı insanın tek bir insan gibi düşünmesi, konuşması ve hareket etmesi imkânsızdır.

Fakat birbirini se­ven akıllı eşler, aralarındaki ufak tefek anlaşmazlıkları ko­layca aşar. Bazıları ise kaderine küser, problemleri çözmeye yanaşmaz. O zaman da aralarındaki çatlak büyüdükçe bü­yür ve bir uçurum oluşur. Uçurumu aşıp bir araya gelemez­ler.

Eşinizle aranızda uçurumlar mı var ya da size mi öyle ge­liyor?

"Birçok yolu deniyorum; ama aradaki bu çatlağı kapatıp I uçurumu atlayarak onun dünyasına giremiyorum" mu di­yorsunuz?

Sıcak havada bebekleri kundaklamayın

Dr. Faruk Sükan Doğum ve Çocuk Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Adnan Tekin, sıcak havalarda yeni doğan bebeklerin kundağa sarılmaması gerektiğini ifade etti.

Uzm. Dr. Adnan Tekin yaz aylarının anne ve bebekler açısından zorlu geçtiğini ifade etti. Hastane olarak yaz aylarında gerçekleşen normal doğum veya erken doğum olaylarında karşı hazırlıklı olduklarını dile getiren Tekin, yaz sıcaklarından dolayı anne adaylarını ve anneleri uyardı.

Yeni doğan bebeklerin ebeveynlerine hastaneden çıkarken uyarılarda bulunduklarını söyleyen Tekin, yeni doğdukları için en ufak bir sıvı kaybı yaşayan bebeklerin vücut ısılarının aşırı yükseldiğini anlattı.

Çocukluktaki obezite, yetişkinlikte de devam ediyor

Yapılan araştırmalara göre çocukluk çağında obez olanların yüzde 60’ı yetişkinlik döneminde de obez oluyor.

Türkiye’deki çocukların yüzde 15-25’inin obez olduğunu belirten Çocuk Endokrinolojisi Uzmanı Prof. Dr. Abdullah Bereket, obezitenin ileriki yaşlarda da devam ettiğine dikkat çekti.

Modern yaşam tarzı, özellikle hareket azlığı ve abur-cubur beslenme, çocukların günlük yaşamlarında aldıkları kaloriyi arttırırken, harcadıkları kalori miktarını ise azaltıyor. Bu nedenle obezite oranının gelişmiş ve gelişmekte olan toplumlarda giderek yükseldiğini ifade eden Prof. Dr. Abdulah Bereket, "Öyle ki ülkemizde çocuklarda fazla tartılı ile obezlerin oranı son 30 yıl içinde iki kat artmış durumda.

GDO'lu ürünler bebek mamalarında kullanılmayacak

GDO ve ürünlerinin bebek mamaları ve bebek formülleri, devam mamaları ve devam formülleri ile bebek ve küçük çocuk ek besinlerinde kullanılması yasaklandı.

Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar(GDO) ve ürünler onay alınmadan piyasaya sürülemeyecek. GDO ve ürünlerinin genetiği değiştirilmiş bitki ve hayvanların üretiminde, bebek mamaları ve bebek formülleri, devam mamaları ve devam formülleri ile bebek ve küçük çocuk ek besinlerinde kullanılması yasaklandı. Ayrıca gıdaların ilgili bakanlık tarafından belirlenen eşik değerin üzerinde; onaylanmış GDO içermesi halinde; etiketinde bileşen listesinin bulunması zorunlu olmayan gıdalar için "genetik yapısı değiştirilmiştir" veya "genetik yapısı değiştirilmiş GDO’dan üretilmiştir" ibaresi etiketin açıkça görülecek şekilde bulunması gerekecek.

Çevresel etkiler ana rahminde başlıyor

Bebek beklerken ve büyütürken ebeveynler tedirgin bir ruh haline girer: “Acaba bebeğimiz için doğru olanı yapıyor muyuz” denir sıklıkla. Artık anne ve babaların bebeğin karnını tok, altını kuru tutmaktan çok daha fazla görevleri var. Çünkü sebze ve meyvelerimizde, mobilyalarımızda, temizlik ürünlerimizde hatta bebeğimizin pişik sorunu için kullandığımız kremde bile zararlı kimyasallar, nanopartiküller, genetik yapısı değiştirilmiş organizmalar var. 21’inci yüzyılda, çocuklarımızı büyütürken, ninelerimizin hiç bilmediği tehlikelerden kaçmak zorundayız.

Amerikalı Pediyatri Uzmanı Dr. Alan Greene’in Hayykitap’tan çıkan ‘Sağlıklı Bebek Yetiştirme Rehberi’ bu konudaki en büyük yardımcınız. Kitap, 2007’de ABD’de ‘En İyi Bebek Yetiştirme Kitabı’ ödülünü aldı.

Bebeğinizin yaşadığı ilk oda, armut biçimli ‘uterus’tur. Rahim ismiyle bildiğimiz bu güvenli odada bebeğin her ihtiyacı karşılanır. Yemeğini yer, gerekli besinleri, suyu, oksijeni, hormonları, vitaminleri, mineralleri alır. Hepimiz zamanında bu sıcak ve konforlu kesede sallanmış, beslenmiş ve kıvrılıp huzurla uyumuştuk.

Bebek odası seçimi yaparken nelere dikkat edilmeli

Duvar boyasından yer döşemesine kadar seçeceğiniz her malzeme odanın ‘havasını’ değiştirir. Doğayla dost seçimler yaparak bebeğinizin nefes alacağı, besleneceği ve uyuyacağı odada temiz bir ortam yaratın.

Evinizdeki herhangi bir odayı doğayla dost bir bakış açısıyla döşemek için aşağıdaki noktaları göz önünde bulundurun:

Yerli malı: Ülkenizde, yaşadığınız şehirde, hatta semtinizde üretilmiş malzeme almak nakliye için harcanan yakıt maliyetlerini azaltır. Ayrıca çevreye zararlı gazlar daha az salınmış olur ve yerel ekonomiye katkıda bulunmuş olursunuz.

Doğal kaynakları koruyan: Hızla yenilenebilen kaynaklardan elde edilen ürünleri tercih etmelisiniz. Mesela kumaşlar için pamuk, yün, keten, mobilya ve yer döşemesi için ahşap veya bambu gibi. Bu malzeme doğaya bırakıldığı zaman kolaylıkla yok olur. Sertifikalı ormanlardan kesilmiş ağaçlarla üretilen ahşap mobilya ve yer döşemeleri doğal kaynakları koruma konusunda verebileceğimiz en güzel örnek.

Çocukların yaşam süresi 15 yıl kısalabilir!

Çocukluk yıllarındaki yoksulluk ya da istismarın neden olduğu stresin, kalp hastalıkları, iltihaplar veya hücrelerin hızlı yaşlanması gibi rahatsızlıklara yol açtığı belirlendi.

ABD’deki Pittsburgh Üniversitesi’ndeki araştırmacılar, yoksulluk ve erken yaştaki kalp hastalıkları arasındaki ilişkiyi araştırdılar ve maddi durumu kötü olan ailelerden gelen çocukların daha sert damarları ve daha yüksek kan basıncı olduğunu saptadılar.

Aynı araştırma ekibince gerçekleştirilen bir araştırmaya göre, saldırganlık ve kızgınlık da bu çocukların özellikleri arasında bulunuyor. Bu çocuklar, stresli ve öngörülemeyen durumlara karşı aşırı duyarlı hale geliyorlar. Söz konusu ekibin başkanı Profesör Karen Matthews de bu durumu şöyle ifade ediyor: "Bu şekilde diğerleriyle iletişim, uyarılma, kan basıncı ve iltihap seviyelerinin artmasına ve vücut direncinin azalmasına sebep olan bir stres kaynağı haline geliyor. Bu da kalp hastalıkları için risk oluşturuyor."

Hastane enfeksiyonu bebekleri öldürüyor

Hastane enfeksiyonu nedeniyle 273 bebeğin öldüğü belirtilirken, ölüm oranı ise yüzde 4 olarak açıklandı.

Sağlık Bakanı Recep Akdağ’ın, BDP Şırnak Milletvekili Sevahir Bayındır’ın soru önergesine verdiği yanıt, son iki yılda hastanelerin yenidoğan servisleri ve yenidoğan yoğun bakım ünitelerinde yatan 195 bin 114 hasta bebeğin 6 bin 831’inde hastane enfeksiyonu geliştiğini ortaya koydu. Bakan Akdağ, hastane enfeksiyonu nedeniyle 273 bebeğin öldüğünü belirtirken ölüm oranını ise yüzde 4 olarak açıkladı.

Sağlık Bakanı Recep Akdağ, BDP Şırnak Milletvekili Sevahir Bayındır’ın hastane enfeksiyonuna bağlı bebek ölümlerine ilişkin soru önergesini yanıtladı. 2008 yılından bu yana geliştirdikleri ‘Ulusal Hastane Enfeksiyonları Sürveyans Ağı (UHESA) üzerinden bin 86 hastanenin, hastane enfeksiyonuna bağlı yenidoğan ölümleri verilerine ulaştıklarını kaydeden Bakan Akdağ, şu bilgileri verdi:

Aşırı meyve suyu tüketiminin zararları

İzmir'de çocuk gastroloji uzmanı Prof.Dr. Sema Aydoğdu, aşırı meyve suyu tüketiminin çocuklarda ishale neden olduğunu bildirdi.

Prof.Dr. Aydoğdu, “Anneler yararlı diye, çocuklarına büyük bardaklarla bol meyve suyu içiriyor, doktorların tanımlayamadığı ishale yol açıyorlar. Sadece hazır değil doğal meyve suyu da abartıldığında ishal nedeni” dedi.

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı öğretim üyesi, pediatrik gastroenterolog Prof.Dr. Sema Aydoğdu, çocuklarda meyve suyu tüketimi konusunda uyarılarda bulundu. Modern gıda sanayinin günlük hayatı kolaylaştırırken bazı sağlık sorunlarına da yol açabildiğini belirten Aydoğdu, “Hazır gıdaların kontrolsüz ve kişiye uygun olmayan miktarlarda tüketilmesi bir takım problemler yaratabiliyor” derken çikolata içeren gıdalar, kolalı içecekleri örnek verdi. Özellikle bunların çok tüketilmesinin net şekilde kabızlık nedeni olduğunu, obezite, reflü riskini getirdiğini kaydeden Prof.Dr. Aydoğdu, şöyle dedi:

Bebekler için doğal bakım

Gülücükler, kahkahalar ve su şıpırtılarıyla yankılanan banyo... Plastik ördekleri de unutmayın. Bebeğinizin doğumuyla banyoda değişiklikler yapmanız gerekecek.

Su israfından, bebeğinizin yumuşak cildi için alacağınız ürüne kadar her şeyi planlamanın vakti geldi Dr. Alan Greene Hayykitap’tan çıkan ‘Sağlıklı Bebek Yetiştirme Rehberi’nde etiketlerin üzerindeki ‘mesajları’ iyi okumak gerektiğini vurguluyor. Greene’e göre, kimyasal içeren bakım ürünlerini satın almak yerine, evde kendi ürünlerinizi hazırlayabilirsiniz.

HASSAS CiLTLERE
- Her gün banyo yaptırmaya gerek yoktur. Altını değiştirdikten sonra ılık suyla poposunu yıkamak yeterlidir.
- Vücudunu yıkarken, sabun kullanmayın.
- Altını sık sık değiştirirseniz, bazen hava alması için bezsiz bırakırsanız pişikten koruyabilirsiniz.

Otistik çocuklar ters kaynaştırmayla daha iyi

"Tersine Kaynaştırma Programı" kapsamında, gelişimini normal sürdüren çocuklarla birlikte İngilizce, spor ve müzik eğitimi alan otistik çocukların gelişiminde ilerleme sağlandığı belirtildi.

Tekirdağ Otistik Çocuklar Eğitim Merkezi (OÇEM) ile Halk Eğitim Merkezi (HEM) işbirliğinde yürütülen ve Türkiye’de ilk kez uygulanan "Tersine Kaynaştırma Programı" kapsamında, gelişimini normal sürdüren çocuklarla birlikte İngilizce, spor ve müzik eğitimi alan otistik çocukların gelişiminde ilerleme sağlandığı belirtildi.

Merkez Müdürü Dinçer Dönmez, yaptığı açıklamada, otistik çocukların diğer öğrencilerle bir arada bulunmalarının onların gelişimi açısından çok önemli olduğunu belirterek, bu nedenle bu programı yaz okulu kapsamında hayata geçirmek istediklerini bildirdi.

Prematüre doğumda 10 hassas nokta

Normalde 40 hafta olarak kabul edilen anne karnındaki sürecin, 37 haftadan önce sonuçlanması, prematüre olarak tanımlanıyor. Dünyaya gelmesi sabırsızlıkla beklenen bebeklerin, zamanından önce doğumu pek çok sorunu beraberinde getiriyor.

Doğum, 37 haftadan ne kadar aşağı düşerse, bebeğin karşılaşacağı sorunlar o kadar artıyor. Bu durumu “Bebek yetişkin bir insanın küçülmüş hali değildir!” diyerek açıklayan uzmanlar, bebeklerin kendine özgü özellikleri olduğunu ve erken doğanların sağlığının mutlaka yenidoğan alanında uzmanlaşmış hekimler tarafından izlenmesi gerektiğini vurguluyor.

Yenidoğan ve Çocuk Hastalıkları Uzmanı Dr. Gülnihal Şarman, Acıbadem Maslak Hastanesi’nin ‘Bebek Geliştirme Ünitesi’nde prematüre doğan veya başka hastalıklarla savaşan bebekleri hayata bağlamak için çalışıyor. Şarman, tıptaki gelişmeler ve hastaların psikolojileri doğrultusunda prematüre bebek bakımındaki 10 hassas noktayı anlattı:

Ağlayan bebeği sakinleştirmenin 5 yolu

Ağlayan bebeği sakinleştirmek için çok fazla uğraşmaya gerek yok. ABD'li ünlü Çocuk Doktoru Harvey Karp'ın uygulaması çok kolay yöntemiyle 5 dakika dolmadan bebeğiniz sakinleşiyor.

Birçok anne için en dayanılmaz olanı bebeklerinin ağlamasıdır. Bebeği susturmak sakinleştirmek için ev halkı seferber olur. Sırayla kucaktan kucağa taşınır, ayakta sallanır, iki ucundan tutulan bir çarşafın ortasına yatırarak saatlerce sallanır. Sizin enerjinizin tükendiği an, eğer şanslıysanız bebeğin de sakinleştiği andır.

Oysa bütün bunlara hiç gerek yok. Amerikalı ünlü Çocuk Doktoru Harvey Karp, "Son derece basit yöntemlerle ağlayan bebeğinizin sakinleşmesini sağlayabilirsiniz" diyor.

İçeriği paylaş

Anket

Daha iyi çocuk bakımı için en çok ne yapıyorsunuz: